top of page

“Hüdavendigâr” ne demektir?

  • Yazarın fotoğrafı: Editör
    Editör
  • 29 Haz 2021
  • 1 dakikada okunur

Güncelleme tarihi: 6 gün önce

I. Murad, tarih kitaplarında Murad-ı Evvel (I. Murad), Murad Hüdavendigâr ve Gazi Hünkâr diye anılır. Avrupa kaynaklarında ise “Amurad” diye bahsedilir. Murad Hüdavendigâr en çok kullanılan ismidir. Farsça bir kelime olan Hüdavendigâr, “hükümdar” manasına gelir. I. Murad, babası ve dedesi gibi sadece “Bey” diye anılmamış, hükümdar olarak da zikredilmiştir. Osmanlı İmparatorluğu’nun ulaştığı çizgiyi göstermesi açısından ilginç bir noktadır. Onun bu ünvanı sonradan Bursa’nın merkez olduğu sancağın ismi oldu. Bu bölgeler Osmanlı taşra yönetiminde “Hüdavendigâr Sancağı” olarak geçer.



"Hüdavendigâr" kelimesi, Farsça Hüdavend (efendi, sahip, hâkim) ve -gâr ekinin birleşmesiyle oluşmuştur. Sözlük anlamı itibarıyla "hükümdar, bey, efendi" veya "sahip" manalarına gelir. Ancak tarihsel bağlamda bu unvan, sadece dünyevi bir otoriteyi değil, aynı zamanda Allah'ın yeryüzündeki gölgesi olma ve ilahi bir meşruiyetle hükmetme iddiasını da içinde barındırır. Osmanlı kroniklerinde I. Murad için bu sıfatın seçilmesi, onun hem askeri hem de manevi otoritesini pekiştirme amacını taşımaktadır.


Osmanlı padişahları arasında bu unvanı birincil isim olarak kullanan tek hükümdar I. Murad’dır. Tarihçiler, Murad Han’ın gerek devlet teşkilatlanmasındaki (Yeniçeri Ocağı'nın kuruluşu, Rumeli Beylerbeyliği gibi) dehası, gerekse derviş meşrep kişiliği nedeniyle bu unvanın ona yakıştırıldığını belirtirler. O, halkı tarafından hem bir "Gazi-Hünkar" hem de adil bir "Hüdavendigâr" olarak görülmüştür. Bu unvan o kadar benimsenmiştir ki, fethettiği ve Osmanlı’nın Avrupa’ya açılan kapısı olan Bursa sancağı, uzun yıllar boyunca "Hüdavendigâr Sancağı" olarak anılmıştır.


I. Murad’ın 1389 yılındaki Kosova Savaşı sonunda, savaş meydanını gezerken bir Sırp asilzadesi olan Milos Obilic tarafından şehit edilmesi, "Hüdavendigâr" unvanına manevi bir boyut daha eklemiştir. Osmanlı geleneğinde savaş meydanında şehit düşen tek padişah olması, onun "Allah'ın rızasını kazanan hükümdar" imajını güçlendirmiştir. Bu nedenle bu unvan, sadece siyasi bir makamı değil, aynı zamanda kutsal bir davanın şehidi olma şerefini de temsil eder.

Yorumlar


Bu içerikler de ilginizi çekebilir:

sanal tarih yeni logo (1).png
bottom of page