İzmir’de Tarihe Doyacağınız 10 Mekan
- Editör

- 18 Nis 2022
- 4 dakikada okunur
Güncelleme tarihi: 6 gün önce
İzmir’e gitmek istiyorsanız ancak nereye gideceğinizi bilemiyorsanız derlediğimiz gezi listesi tam size göre. Birbirinden önemli tarihi yapıları, arkeolojik eserleri ve tarihi şehirleri gezerek tarihe doyabileceğiniz listemiz hizmetinde.
1. Saat Kulesi

İzmir denilince aklımızda ilk oluşan imge şüphesiz tarihi Saat Külesi’dir. Konak Meydanı’nda bulunan ve 1901 yılında II. Abdülhamit döneminde Alman mimarlar tarafından inşa edilen Saat Kulesi bu yönüyle resmi olmasa da İzmir’in gayriresmi sembolüdür. İzmir’i ziyaret edip anı fotoğrafı çekilmek isteyenlerin uğrak noktasıdır. Ha bu arada 25 metre uzunluğunda olan kulenin dört köşesinde birbirinden zarif çeşme de bulunmaktadır.
2. Tarihi Asansör

Günümüzde asansör denen makinenin hayatımıza nasıl katkıda bulunduğunu biliyoruz. Ancak günümüz teknolojisiyle apartman asansörleri bizler için sıradandır. Bundan 100 yıl kadar önce uzun bayırın sonunda veya tepelik bir alanda oturduğunuzu düşünün. Ve buraya ulaşımı sağlamak için bir asansörün olduğunu düşleyin. Dönemine göre ileri bir teknoloji ve ferahlık olduğunda hemfikirizdir diye düşünüyoruz. İşte İzmir’in Karataş semtinde bulunan Tarihi Asansör 1907 yılında bu kolaylığı sağlamak için kuruldu. Mimarisi ve teknik yapısıyla dikkat çeken bu yapı yüzyılın başlarında Nesim Levi tarafından 155 basamaklı merdiveni çıkmakta zorlanan vatandaşlar için hayır amacıyla yapıldı. Bu yönüyle Nesim Levi Bey’in fazlasıyla sevaba girdiğini düşünüyoruz. Ziyaret etmeden geçmemenizi tavsiye ederiz.
3. Kadifekale

İzmir’in en eski yerleşim alanlarından olan ve İzmir denilince akla gelen ilk yerlerden Kadife Kale, M.Ö. 4. yüzyılda kurulan kentte bugüne kadar varlığını koruyan önemli alanlardandır. O dönemden itibaren üzerinde kurulan farklı medeniyetlerin izlerini bünyesinde bulunduran alan Helen, Roma, Bizans ve Osmanlı dönemlerine ait kalıntılarla bezelidir. Ayrıca tepelik bir konumda bulunmasından dolayı da İzmir’i kapsayan eşsiz bir manzaraya sahiptir.
4. Kemeraltı

Çarşı-pazar kültürünün halen daha canlılığını koruduğu, yüzyıllardır İzmir’de ticaretin odak noktası olan Kemeraltı, tarihi bir çarşı olmasının ötesinde geçmişte İzmir’in gözde yerleşim yerlerinden bir olarak konutların, ibadethanelerin ve diğer yaşam mekânlarının olduğu geniş bir alanı kapsar. Geleneksel ticari ilişkilerin yaşandığı ve daha çok yerlilere hizmet eden bu alanda Osmanlı Devleti’nin geleneksel “arasta” yapısını gözlemlemek mümkün. Ayrıca bu çarşıda Taşçılar içi, Mermerciler içi, Çiviciler içi, Şekerciler içi, Kavaflar içi, Kantarcılar içi, Yemiş Çarşısı gibi her sokağın isimle anıldığı, belli ürünlerde uzmanlaşmış yerler olduğunu görülebiliyor. Alışveriş yapmayı seviyorsanız ziyaret etmeden geçmemenizi tavsiye ederiz.
5. Agora Ören Yeri

İddia ediyoruz! İzmir’de Agora Ören yerini gezerek tarihe doyacaksınız. Açık alan müzesi olarak faaliyet gösteren Agora Ören Yeri, M.S. 2. yüzyıl Roma Dönemi’nden kalmadır. Bu alan Hippodamos şehir planına göre merkeze yakın bir alanda üç katlı şeklinde inşa edildi. Ayrıca bu agora en iyi korunmuş agora olarak da ön plana çıkmaktadır. Ören yerinde Zeus sunağı, Tanrı Hermes, Dionysos, Eros, Herakles heykelinin yanı sıra pek çok erkek-kadın-hayvan heykeli, baş, kabartma, figürin vb. mermer, taş, kemik, cam, maden ve pişmiş topraktan eserler bulunmaktadır.
6. Efes Antik Kenti

Bir zamanlar antik bir Yunan kenti olma özelliği taşıyan Efes Antik Kenti, Klasik Yunan döneminde İyonya’nın on iki şehrinden biriydi. İzmir’in yerleşim olarak en eski yerleşim yerlerinden biri olan bu alanın öz itibariyle kökeni M.Ö. 6000 gibi oldukça eski yıllara dayanır. Efes pek çok din ve ırktan insana ev sahipliği yapıyordu. Buradaki hoşgörü ortamına güvenen Aziz Yuhanna takriben MS. 36 yılında İsa’nın kendisine emanet ettiği annesi Meryem’i, İsa’nın Kudüs’te çarmıha gerilişinin ardından güvende olması için buraya getiriyor. Bugün Meryem Ana’nın yaşadığı ev dünyanın dört bir köşesinden gelen Hristiyanlar tarafından ziyaret edilen bir hac noktası. Helenistik çağda en görkemli dönemlerini yaşayan Efes, günümüzde tarih severlerin mutlaka gezip görmesi gereken yerler arasında.
7. Meryem Ana Evi

Meryem Ana Kilisesi olarak da bilinen Meryem Ana Evi tarihi ve dini değerleri bir arada taşıyan müstesna bir yapı olarak karşımıza çıkar. Efes civarında bulunan bu yapıya dair, Hz. Meryem’in Aziz John tarafından bu taş eve getirildiği ve cennete alınışına kadar burada yaşadığı inancı hakimdir. Bu nedenle de Katolikler bu alanı hacı olmak amacıyla düzenli olarak ziyaret eder. Tarihi ve manevi yönü ağır basan bu yapı Katolik hacılarla birlikte evrensel bir değer olarak her türlü inanca mensup ziyaretçilerini bekliyor.
8. St. Polycarp Kilisesi

Büyük bir tarihsel derinliğe sahip İzmir şehrinin en eski dinsel yapılarından biri olan Polyvarp Kilisesi, Hristiyanlarca kutsal kabul edilen Küçük Asya'nın en ünlü yedi kilisesinden biridir. Osmanlı’nın farklı inançlara saygısının bir temsili olarak Kanuni Sultan Süleyman’ın özel izniyle 1630 yılında inşa edilen yapı, görkemli mimarisi ve iç yapısıyla ziyaretçileri kendisine hayran bırakıyor. 1688 İzmir depreminde ve daha sonra meydana gelen yangında hasar gördü. 1690-1691'de onarım geçirdi. 1763'teki yangında zarar gören kilisenin manastırı yok oldu. 1775'te Fransa Kralı XVI. Louis'nin katkısıyla restore edilen ve bir manastır ile mezarlık eklenen kilise, üç nefli bir bazilika hâline getirildi. 1820'de XIII. Louis onuruna kiliseye mermer bir plaka asıldı. 1892-1989 arasında gerçekleştirilen restorasyon sırasında şapellerin eklendiği kilise, Fransız mimar Raymond Charles Péré tarafından yapılan ve Polikarp'ın hayatını anlatan fresklerle dekore edildi. 1922 İzmir Yangını sonucu yıkılmaya yüz tuttu ve 1929'da yeniden inşa edildi. Ekim 2020'deki Ege Denizi depremi kilisede hasara neden oldu. Taş ve tuğla kullanılarak inşa edilen Aziz Polikarp Kilisesi, günümüzde üç nefi olan dikdörtgen bir bazilikadır. Doğu-batı doğrultusunda konumlanmıştır. Kilisenin güneybatısında sekizgen gövdeli bir çan kulesi vardır.
9. İzmir Arkeoloji Müzesi

Tarih seyahati için İzmir’e gitmişken İzmir Arkeoloji Müzesi’ni ziyaret etmeden olmaz. Birbirinden kıymetli eşyaları, seramik eşyaları ve taş eserleri bünyesinde barındıran müze, yönetiminin belirlediği saat ve gün aralarında misafirlerini ağırlamaya devam ediyor. Bayraklı (Smyrna), Efes, Bergama, Milet, Klazomenai, Teos ve İasos gibi Ege Bölgesi çeşitli bölgelerinde kazılarda ortaya çıkarılan ve Batı Anadolu tarihine ışık tutan buluntular müzede ve müze bahçesinde sergilenir. Taş Eserler Salonu, küçük bir Hazine Odası ve Ekrem Akurgal Seramik Eserler Salonu'ndan meydana gelmektedir. Taş eserler salonunda Roma dönemi ağırlıklı kadın ve erkek heykelleri mevcuttur. Dikkat çeken eserler arasında sağlık tanrısı Hygieia'nın tasviri büstü ve Bronz Koşan Atlet bulunmaktadır. Hazine Odasında ise Osmanlı ve Roma dönemlerinden kalma sikkeler kronolojik olarak sıralanmaktadır. Karşısında ise oldukça eski bir binada İzmir Etnografya Müzesi bulunmaktadır. Genel olarak üç katlı müze binasının ikinci ve üçüncü katlarında sergileme salonları, birinci katta idari bölümler, zemin katında, tüm eserlerin ayrı kategorilerde korunup saklandığı eser depoları, restorasyon laboratuvarı, kütüphane yer alır.
10. Hisar Camii

Ege’nin incisi İzmir’in en büyük ve gösterişli camisi olarak bilinen Hisar Camii 1592 yılından beri Müslümanlara ibadethane olarak hizmet ediyor. Kalem işi süslemeler, hattatlar tarafından işlenmiş panolar ve mihrap-mimber işçiliği ile Türk sanat zevkini bizlere fazlasıyla hissettiren bu yapı bugünkü Kemeraltı çarşısında, Hisarönü mevkiindedir.












.png)
Yorumlar