top of page

Osmanlı Haberleşmesinde Uzun Mesafe Koşucuları: Peykler

  • Yazarın fotoğrafı: Editör
    Editör
  • 15 Nis 2022
  • 3 dakikada okunur

Güncelleme tarihi: 6 gün önce

Tarih boyunca havadislerin hızlı ve güvenli bir şekilde iletilmesi büyük önem taşımaktadır. Bu nedenle iletişimin doğru sağlanabilmesi adına haber taşıma vasıtası olan at, güvercin, deve gibi hayvana dayalı sistemler yanında sembollere dayalı sistemler de kullanılırdı. Ancak iletişimin sağlanmasında güven unsuru oldukça önemlidir. Güven ve hız ihtiyacına aynı anda vakıf olabilmek için yeni bir alternatif gerekliydi. Osmanlı Devleti’nde hızlı ve güvenilir haberleşme ihtiyacını sağlayan grup ise hızlı koşuculardan oluşan ve Peyk diye adlandırılan koşucu birliklerdi.



1. Kimdir bu Peykler?

Osmanlı Devleti’nde haber götüren kimseler ve yaya postacı sınıfı için kullanılan Peyk kelimesinin bir birim olarak hangi tarihte ortaya çıktığı kesin olarak bilinmemektedir. İlhanlı ve Selçuklular’dan Anadolu beyliklerine ve Osmanlı’ya geçmiş olabileceği düşünülen Peykler, Fatih Sultan Mehmed’in teşkilat kanunnamesinde pey adı verilen özel bir sınıftan söz edilmesi nedeniyle Osmanlı’da 15. yüzyılda ortaya çıktığına işaret eder. Padişahın genellikle hemen yanında bulunan Peykler, resmi haber ulaştırma ve istihbarat gibi görevleri icra ederlerdi. Özellikle padişahın emirlerini gerekli yerlere süratle götürme öncül vazifeleriydi. Osmanlı resmi haberleşmesinin önemli bir kolu olan Peyk Teşkilatı 3 Mayıs 1829 tarihinde işlevini yitirmesinden dolayı kaldırıldı.



2. Zorlu bir seçim sürecinden geçerlerdi

Peyklerin yaptıkları işten dolayı fiziki özellikleri ilk bakışta akla iri ve güçlü oldukları şeklinde gelebilir. Ancak bunun aksine vücutça küçük ve zayıf görünen Peykler çevik yapılılar arasından seçilirdi. Bunun için de zorlu şartlara tabi tutulan kişiler arasında başarı gösterenler teşkilata dahil olurlardı. Seyyah Galland 1673 yılında Edirne’de gözlemlediği Peykler için , ‘’Benzer fiziksel yapıları ve yaşları ile seyri hoş bir manzara oluşturuyor, yürüyüşlerindeki ahenk ve emin adımlarla dikkat çekiyor’’ demiştir.



3. Kızgın kumlarda çıplak ayakla antrenman yaparlardı

İtina ile seçilmiş Peyklerin eğitimi oldukça zor koşullar altında, en zor şartlara uygun hale getirilecek şekilde gerçekleştiriliyordu. Kızgın kumlarda değişik koşu biçimlerini içeren antrenmanlar yapıyorlardı. Bunun sonucu olarak ayak tabanları da neredeyse bir at nalı gibi sertleşip nasırlaşıyor ve hissiz bir tabaka oluşturuyordu. Yalın ayak koşular bu zorlu sürecin ürünü olarak gerçekleştiriliyordu.



4. Atlı posta birliklerinden daha hızlı ve dayanıklılardı

İlk düşünüldüğünde bu tarz bir haberleşme ağının atlı bineklerle kurulmasının daha mantıklı olduğu fikri herkesin aklına gelebilir. Ancak, Peyklerin uzun mesafede atlı habercilere tercih edilmeleri de nedensiz değildir. Uzun süreli dayanıklılık söz konusu olduğunda, koşucuların atlara karşı üstünlüğü kaynaklarda sıkça geçmektedir. Düzenli antrenman yapmalarının yanı sıra dayanıklılıklarını güçlendire kendilerine has yöntemleri vardır. ( Bu yöntemlere 5. Fotoda değineceğiz)



5. İstanbul’dan Edirne’ye yaya bir şekilde bir gün bir gecede ulaşıyorlardı

Osmanlı’da uzak yerlere acele haber götürmekle görevli Peykler, gece istirahati vermeden aralıksız koşabildikleri için, daha çabuk hedefe ulaşabiliyor ve daha güvenilir görülüyorlardı. Günlük performansları 25-30 fersah ( 1 fersah=5 km) olarak bilinen Peykler, İstanbul’dan Edirne’ye bir gün ve bir gecede ulaşabiliyorlardı.



6. Ritmik çıngıraklar ve delikli demir küreler performansı üst seviyeye çıkartıyor

Koşu sürecini kapsayan tam günlük bir performans için antrenmanlar dışında kuşkusuz takviye yardımlara ihtiyaç vardı. Bunlardan biri, kemerlerine ve daha çok dizlerine bağladıkları hoş sesli çıngıraklardı. Osmanlı Peyklerindeki çıngırakların sesi bir padişah habercisinin gelmekte olduğunu, özellikle kent içinde yolun boşaltılması için bir uyarı aracı olduğu söylenebilir. Ancak bu çıngırakların asıl amacı, antrenmanlarda kazanılan ve durmaksızın kat edilecek mesafelerde gerekli olan temponun korunabilmesinde, periyodik çıngırak seslerinin işitsel bir destek sağladığı muhakkaktır. Peyklerin koşu esnasında performanslarını arttırmak için kullandıkları bir diğer materyal ise ağızlarında taşıdıkları içi boş ve yüzeyi delikli olan metal kürelerdi. Küreler, Peyklerin koşu esnasında nefeslerinin kesilmemesi ya da daha rahat nefes almaları hususuyla ilişkilendirilmektedir.



7. Koşarken besleniyorlardı

Durmak nedir bilmeden devam eden koşularda harcanan enerjinin aynı anda takviye edilmesi oldukça önemlidir. Peykler haber iletimi görevini gerçekleştirdikleri sırada yanlarında badem ve akide şekerleriyle dolu mendiller taşırlardı. Gerek güç kazanmak gerekse de olası baygınlıkları önlemek için bu beslenme türü hayati bir öneme sahipti.


Sonuç itibariyle, Osmanlı haberleşme ve spor tarihinde Peykler önemli bir yere sahiptir. Gerek zorlu şartlardaki eğitimleri gerekse de insanüstü performanslarıyla iki gün boyunca bir atın dahi alamadığı yolu alması bu teşkilatı oldukça değerli kılmıştır. Sadece bir haber iletim teşkilatı olarak kalmamış, insan enerjisinin ergojenik kullanımıyla ilgili de gelecek nesillere önemli bilgiler ve örnekler bırakmışlardır.

 
 
 

Yorumlar


Bu içerikler de ilginizi çekebilir:

sanal tarih yeni logo (1).png
bottom of page