top of page

Monroe Doktrini ve Arka Bahçe Siyaseti

  • Yazarın fotoğrafı: Editör
    Editör
  • 3 saat önce
  • 2 dakikada okunur

19. yüzyılın başlarında, Napolyon Savaşları sonrası Avrupa’nın siyasi haritası yeniden şekillenirken ve Latin Amerika’daki İspanyol kolonileri birer birer bağımsızlıklarını ilan ederken, Atlantik’in diğer yakasında yeni bir güç, kendi kaderini tayin etmeye hazırlanıyordu. 2 Aralık 1823 tarihinde Amerika Birleşik Devletleri Başkanı James Monroe, Kongre’ye sunduğu yıllık mesajında, dünya siyaset tarihinin en etkili dış politika ilkelerinden biri olacak olan "Monroe Doktrini"ni ilan etti. Bu doktrin, basit bir dış politika beyanı olmanın ötesinde, Amerika kıtasının Avrupa müdahalesine tamamen kapatıldığını ve Batı Yarımküre’nin artık ABD’nin münhasır ilgi alanı olduğunu tüm dünyaya duyuran bir rest çekişti.


monroe doktrini

Monroe Doktrini'nin temelinde üç ana sütun yükseliyordu: "Sömürgeleştirmeme" (non-colonization), "Müdahale Etmeme" (non-intervention) ve "İki Küre" (two spheres). ABD, Avrupalı güçlerin Amerika kıtasında yeni koloniler kurmasına veya bağımsızlığını kazanmış devletlerin işlerine karışmasına şiddetle karşı çıkacağını belirtirken; buna karşılık kendisinin de Avrupa’nın kendi iç meselelerine ve mevcut kolonilerine müdahale etmeyeceği sözünü veriyordu. Bu hamle, o dönemde henüz askeri açıdan zayıf olan ABD’nin, İngiliz donanmasının desteğine (zımnen de olsa) güvenerek attığı cesur bir adımdı. Amaç, Avrupa’daki mutlakiyetçi monarşilerin "Kutsal İttifak" aracılığıyla Amerika kıtasındaki demokratik filizlenmeleri ezmesini engellemekti.


Ancak başlangıçta savunma amaçlı ve anti-emperyalist bir karakter taşıyan bu doktrin, 19. yüzyılın sonu ve 20. yüzyılın başında ABD’nin güçlenmesiyle birlikte köklü bir kabuk değişimine uğradı. 1904 yılında Başkan Theodore Roosevelt tarafından eklenen "Roosevelt Kararı" (Roosevelt Corollary), doktrini tamamen farklı bir boyuta taşıdı. Bu yeni yoruma göre ABD, Latin Amerika ülkelerinde "kronik bir düzensizlik" veya borç krizi yaşanması durumunda, Avrupa’nın müdahalesini engellemek adına bizzat kendisinin müdahale etme hakkına sahip olduğunu savundu. Böylece Monroe Doktrini, bir savunma kalkanından, ABD’nin komşularının iç işlerine karışmasını meşrulaştıran bir "uluslararası polis gücü" yetkisine dönüştü.


Bu dönüşüm, tarihe "Arka Bahçe Siyaseti" olarak geçen ve Latin Amerika halkları nezdinde derin yaralar açan müdahaleler dönemini başlattı. Karayip Denizi ve Orta Amerika, ABD’nin ekonomik ve askeri nüfuzunu korumak için sık sık askeri operasyonlar düzenlediği bir bölge haline geldi. "Muz Cumhuriyetleri" terimi tam da bu dönemde, ABD merkezli şirketlerin çıkarlarını korumak adına yerel hükümetlerin devrildiği veya kukla yönetimlerin iş başına getirildiği düzeni tanımlamak için doğdu. Doktrin, Soğuk Savaş döneminde ise komünizmin kıtaya sızmasını engellemek adına desteklenen diktatörlükler ve gizli operasyonlarla (örneğin Küba ve Şili örnekleri) daha sert bir çehreye büründü.


Monroe Doktrini, iki yüz yılı aşkın süredir ABD dış politikasının görünmez anayasası olma özelliğini korumaktadır. Her ne kadar modern dönemde "arka bahçe" söylemi diplomatik nezaket gereği rafa kaldırılmaya çalışılsa da, Batı Yarımküre'deki herhangi bir dış güç (Rusya veya Çin gibi) varlığına karşı gösterilen sert refleksler, doktrinin ruhunun hala yaşadığını kanıtlar. Bu doktrin, bir ulusun kendi güvenliğini koruma çabasıyla, bölgesel bir hegemonya kurma arzusu arasındaki o ince ve tehlikeli çizginin en çarpıcı tarihsel vesikasıdır.

 
 
 

Yorumlar


Bu içerikler de ilginizi çekebilir:

sanal tarih yeni logo (1).png

'Keyifli Tarih' parolası ile yayın hayatına başlayan Sanal Tarih, bilgiye ulaşabileceğiniz en hızlı ve en güvenli internet adresidir. Tarihi ve güncel konular üzerine özel hazırlanmış dosyalar, makaleler, kültür-sanat yayınları ve ansiklopedi maddeleri ile akademisyenlerin yazıları eşliğinde yaşanmış tarihi öğrenmek adına gerçeğe vakıf olacağınız bir tarih platformudur.

  • X
  • Youtube
  • Beyaz Instagram Simge
  • TikTok
  • Spotify

© 2015 - 2026 Vida Medya. Her hakkı saklıdır.

Bu sitede yer alan yazı, makale, fotoğraf, illüstrasyon ve konuların her hakkı saklıdır. Vida Medya ve Ticaret Limited Şirketi'nin yazılı izni olmaksızın sitede yayımlanan eserler kısmen veya tamamen kaynak gösterilerek dahi çoğaltılamaz, yayımlanamaz, işlenemez, umuma iletilemez ve temsil edilemez.

bottom of page