"Beyaz yakalı" terimi, tarihin sahnesine ilk kez 20. yüzyılın başlarında, özellikle Amerikalı yazar Upton Sinclair tarafından yapılan tanımlamalarla çıkmıştır. Ancak bu sınıfın kökleri, 19. yüzyılın sonundaki İkinci Sanayi Devrimi'ne kadar uzanır. Fabrikaların devasa işletmelere dönüşmesiyle birlikte, artık sadece üretim yapmak yetmiyor; bu üretimi planlayacak, muhasebesini tutacak, satışını organize edecek ve devasa bir bürokrasiyi yönetecek yeni bir katmana ihtiyaç duyuluyo
İnsanlık tarihinin sosyal dokusunu değiştiren çok az nesne, kahve çekirdeği kadar güçlü bir etki yaratmıştır. 16. yüzyılda Habeşistan’dan Yemen’e, oradan da Osmanlı payitahtı İstanbul’a ulaşan kahve, sadece yeni bir içecek değil, yepyeni bir kamusal alanın doğuşuna vesile olmuştur. "Kahvehane" adıyla literatüre giren bu mekanlar, kısa sürede saray bürokrasisinden esnafa, ulemadan dervişlere kadar toplumun her kesiminin bir araya geldiği, hiyerarşilerin esnediği ve bilginin se
Bugün dünya genelinde "Sevgililer Günü" olarak kutlanan 14 Şubat, popüler kültürün ve ticaret dünyasının bir parçası haline gelmiş olsa da, bu tarihin kökenleri antik çağların derinliklerine, kanlı ritüellere ve yasaklanmış aşkların hüzünlü öykülerine uzanmaktadır. Tarihsel perspektiften bakıldığında 14 Şubat, tek bir olaydan ziyade, antik Roma’nın bereket festivalleri ile Hristiyanlığın erken dönemindeki şehitlik anlatılarının birbirine karıştığı, zamanla evrilerek romantik
Tarihin en eski kavimlerinden olan Türklerde aileye verilen değer, Türk toplumunun güç kaynağı olmuştur. Türk toplumunda oguş adı verilen çekirdek aile ile tabir edilen anne baba ve çocuklardan oluşan aile tarih boyunca yer almıştır.[1] Dağınık, hayvancılık eksenindeki yaşam onların kümeler halinde bir arada yaşamalarına engeldi. Küçük aile nizamında yaşadıkları için daha hür bireyler olarak teşkil oluyorlardı.[2] Eski Türk ailesine yönelik bilgileri arkeolojik kazılarda elde
Yorumlar