Osmanlı Devleti 15. asra nasıl yön vermiştir?
- Editör

- 29 Haz 2021
- 2 dakikada okunur
Güncelleme tarihi: 6 gün önce
15. asırda Osmanlı İmparatorluğu, dünya tarihini yönlendirir. Doğmakta, büyümekte, gelişmekte olan Avrupa’yı durdurduğu bir gerçektir. Eğer olaylar, istediğimiz gibi gitseydi, Türk İmparatorluğu Avrupa medeniyetinin ortasında oturacaktı. Ve mutlaka yeni zaman Avrupa’sının bazı kurumlarını benimseyecek ve gelişmelerinde rol oynayacak ve o müesseseleri o ileri götürecekti. Bu tabii Hıristiyan Avrupa’nın gerilemesi olacaktı, Avrupa medeniyetinin değil. Bir müddet sonra iki taraf arasında, II. Bayezid ile bir stabilizasyon bir dinginleşme başladı. Daha sonra Yavuz Sultan Selim, gözlerini şarka çevirdi. Oraları fethetti. Bir Avrupa politikası ancak Kanuni ile başlıyor ama bu Fatih dönemindeki gibi değil.

1453 yılında İstanbul’un fethi, 15. asrın en önemli olayı olarak dünya tarihine damgasını vurdu. Fatih Sultan Mehmed’in bu zaferiyle, bin yıllık Bizans İmparatorluğu sona ererken, İpek Yolu’nun kontrolü tamamen Osmanlıların eline geçti. Bu durum, Avrupalı devletleri yeni ticaret yolları aramaya iterek doğrudan "Coğrafi Keşifler"in fitilini ateşledi. Osmanlı, Doğu ve Batı arasındaki ticaretin tek hakimi haline gelerek, küresel ekonominin merkezini Akdeniz havzasına taşıdı.
yüzyıl, aynı zamanda savaş sanatının da değiştiği bir dönemdi ve Osmanlı bu değişimin öncüsüydü. Özellikle ateşli silahların, büyük topların (Şahi topları) ve düzenli bir piyade sınıfı olan Yeniçerilerin savaş meydanlarındaki etkin kullanımı, Avrupa’daki feodalite (derebeylik) sisteminin çöküşünü hızlandırdı. Kalelerin dev toplarla yıkılabileceğinin kanıtlanması, Avrupa’nın siyasi yapısını değiştirirken; Osmanlı, merkeziyetçi devlet yapısını askeri teknolojiyle birleştiren dünyadaki ilk "Barut İmparatorluğu" oldu.
Fatih Sultan Mehmed ve II. Bayezid dönemlerinde İstanbul, sadece siyasi bir başkent değil, aynı zamanda dünyanın en önemli ilim merkezlerinden biri haline dönüştü. Sahn-ı Seman Medreseleri’nin kuruluşuyla birlikte Ali Kuşçu gibi büyük matematikçi ve astronomların İstanbul’a davet edilmesi, bilimsel gelişmeleri Doğu’dan Batı’ya taşıdı. Rönesans’ın temellerini atan pek çok düşünür ve sanatçı, İstanbul’daki bu entelektüel ortamdan etkilenmiş; Osmanlı’nın sağladığı istikrar ve hoşgörü ortamı (İstimalet), 15. asrın çok kültürlü yapısını inşa etmiştir.












.png)
Yorumlar