top of page

Osmanlılar hangi boya mensupturlar?

  • Yazarın fotoğrafı: Editör
    Editör
  • 29 Haz 2021
  • 2 dakikada okunur

Güncelleme tarihi: 7 gün önce


Osmanlılar’ın, Oğuzlar’ın sağ kolu olan Günhan kolunun Kayı boyundan oldukları kabul edilir. Ancak bu mesele tarihçiler arasında derin tartışmalara sebep olmuştur. Paul Wittek, Osmanlılar’ın II. Murad’dan itibaren Oğuz şeceresinde şerefli bir yer sahibi olmak için böyle bir geleneğin vücuda gelmesini sağlayan bir harekete sebep olduklarını ileri sürerek, Kayı kökenini kabul etmez. Zeki Velidi Togan ise Osmanlılar’ın bir Moğol kabilesi olan Kaylardan olduğunu iddia eder. Osmanlı İmparatorluğu’nun kuruluş dönemine ait önemli çalışmalar yapan Fuat Köprülü ise Osmanlı hanedanının Kayı boyundan olduğu fikrindedir. Nitekim Osmanlı Arşivi’nde yapılan çalışmalar sonucunda da, Osmanlı Beyliği’nin kurulduğu bölge civarında (Eskişehir, Bolu, Kastamonu, Kütahya) Kayı boyuna mensup cemaatlere rastlanmıştır. Osmanlılar, Moğol baskısı sonucu Batı Karadeniz ve İç Ege civarlarına gelip, burada bölünmüş olan büyük bir Kayı aşiretinden ayrılmış bir grup olmalıdır. Osmanlı hanedanının mensup olduğu cemaat ise Kayılar’dan Karakeçililer olarak kabul edilir. Bu husus imparatorluğun son zamanlarında tarih yazıcılığına girmiş ve bilhassa II. Abdülhamid zamanında ön plana çıkarılmıştır. Fakat bu durumun tarihi gerçeklerle bağlantısı vardır. Feridun Emecen’in dikkat çektiği 1673 tarihli bir kayıtta, Karakeçililer’in Söğütlü perakendesinden olduğu belirtilmektedir. Bu bilgi de Karakeçililer’in, Osmanlı İmparatorluğu’nun çekirdek coğrafyasından olduğunu ortaya koymaktadır.



Kayı kelimesi, kelime anlamı olarak "kuvvet ve kudret sahibi" demektir. Oğuz geleneğinde, Kayı boyu Oğuz Kağan’ın büyük oğlu Gün Han’ın soyundan gelir ve bu durum onlara beylikler üzerinde doğal bir üstünlük (hükümranlık hakkı) tanır. Osmanlı tarihçiliğinde, Ertuğrul Gazi liderliğindeki bu grubun Anadolu'ya gelişi, iki ok ve bir yaydan oluşan ünlü Kayı tamgası ile mühürlenmiştir.


İlginç olan şudur ki; en erken Osmanlı kaynaklarında "Kayı" vurgusu çok baskın değildir. Bu kimliğin bir devlet politikası haline gelmesi, daha çok II. Murad dönemine rastlar. Ankara Savaşı sonrasında Timur’un, Osmanlı padişahlarını "küçük bir uç beyi" olarak görüp küçümsemesine karşı, Osmanlı tarihçileri hanedanın soyunu Kayı boyuna dayandırarak meşruiyet devşirmişlerdir. Bu hamle, Osmanlı'nın diğer Anadolu beylikleri üzerindeki siyasi üstünlüğünü perçinlemek için kullanılan bilinçli bir diplomasi aracı olmuştur.


Halil İnalcık gibi dev isimlerin de işaret ettiği üzere, Osmanlı’nın Kayı boyuna mensubiyeti akademik bir tartışma konusudur. Bazı tarihçiler, bu aidiyetin 15. yüzyılda üretilmiş bir "soyluluk belgesi" olduğunu savunurken; bazıları ise Bilecik ve Söğüt çevresindeki mezar taşları ve sikkelerde görülen Kayı tamgalarının, bu bağın sadece kurgu olmadığını, derin bir kültürel kökene dayandığını kanıtladığını belirtir.


Sonuç olarak Osmanlılar, ister biyolojik olarak bu boydan gelsinler ister bu kimliği sonradan bir bayrak gibi sahiplensinler; Kayı ismi imparatorluğun genetik koduna işlenmiştir. Bu mensubiyet, küçük bir beyliğin cihan imparatorluğuna dönüşme sürecinde, halkın ve diğer Türkmen beylerinin gözünde ihtiyaç duyulan o "kutsal hükümdarlık" yetkisini temsil etmiştir.

 
 
 

Yorumlar


Bu içerikler de ilginizi çekebilir:

sanal tarih yeni logo (1).png
bottom of page