top of page

Osmanlıların Rumeli'ye geçişleri nasıl gerçekleşti?

  • Yazarın fotoğrafı: Editör
    Editör
  • 29 Haz 2021
  • 2 dakikada okunur

Güncelleme tarihi: 7 gün önce

Osmanlıların Rumeli’ye ilk geçişleri ile ilgili şöyle bir hikâye anlatılır; “Gaziler ay ışığında indiler Eceabat’a... Oradaki öküzleri avlayıp kestiler. Kestikleri öküzlerin postlarını şeritlere ayırdılar. Sonra etraftaki ağaçları kestiler. Bu ağaçları öküz postlarının şeritleriyle birbirlerine bağlayıp sallar oluşturdular. Bu sallarla da Rumeli’ye geçtiler”. Bu pek güzel bir hikâyedir. O asrın insanı için söylenmiş bir hikâyedir; gelin görün ki, iş bu kadar romantik ve kolay olmamıştır. Osmanlı için Rumeli’ye geçiş; sabır isteyen, askerî ve diplomatik hassasiyet gerektiren bir hadise olmuştur. İlk önce BizanslIlarla ittifak halinde olan Venedik’e, Cenova’ya, İtalyan şehirlerine ve başka unsurlara karşı savaşılmıştır. O yıllarda bir depremde Rumeli’deki bazı kalelerin hasar görüp yıkılması, Osmanlı’nın Rumeli’ye geçişini kolaylaştırmıştır. Osmanlı tamir ettiği kalelere yerleşmiştir.



Osmanlıların Rumeli’ye kalıcı olarak yerleşmesi, tesadüfi bir fetihle değil, Bizans iç siyasetindeki taht kavgaları sayesinde başlamıştır. Bizans İmparatoru Kantakuzenos, kendisine karşı ayaklananlara karşı Orhan Gazi’den askeri yardım istemiştir. Bu yardımın karşılığında, 1353 yılında Gelibolu Yarımadası’nda bulunan Çimpe Kalesi Osmanlılara bir askeri üs olarak verilmiştir. Bu küçük kale, Türklerin Avrupa topraklarındaki ilk mülkü ve ileride yapılacak olan büyük fetihlerin lojistik merkezi olmuştur.


Orhan Gazi’nin oğlu, "Rumeli Fatihi" olarak anılan Süleyman Paşa, Çimpe Kalesi’ne yerleştikten sonra bölgenin stratejik önemini hızla kavramıştır. Bizans’ın kale yardımı karşılığında burayı geri istemesine rağmen, Süleyman Paşa bölgedeki Türk nüfusunu artırmış ve Gelibolu Yarımadası’ndaki diğer stratejik noktaları ele geçirmeye başlamıştır. 1354 yılında meydana gelen büyük bir depremin Gelibolu surlarını yıkması, Osmanlıların şehre girmesini kolaylaştırmış ve böylece Rumeli’de geri dönülemez bir hakimiyet süreci başlamıştır.


Osmanlı’nın Rumeli’deki başarısı sadece askeri güçle sınırlı kalmamıştır. Ele geçirilen yerlerin kalıcı olmasını sağlamak amacıyla sistemli bir İskân Politikası (yerleştirme) uygulanmıştır. Anadolu’daki konar-göçer Türkmen aşiretleri, yeni fethedilen Rumeli topraklarına yerleştirilerek bölgenin demografik yapısı değiştirilmiştir. Bu sayede fethedilen yerler kısa sürede "vatan" haline getirilmiş, bölge halkına sağlanan adil yönetim (İstimalet politikası) sayesinde ise halkın devlete olan bağlılığı artırılmıştır.

 
 
 

Yorumlar


Bu içerikler de ilginizi çekebilir:

sanal tarih yeni logo (1).png
bottom of page