Birinci Dünya Savaşı ve Türk İstiklal Harbi süreci, sadece düzenli orduların değil, aynı zamanda yerel unsurların ve aşiret yapılarının da jeopolitik dengeleri değiştirdiği bir dönemdir. Bu dönemin en nevi şahsına münhasır figürlerinden biri olan Müntefik Aşireti Reisi Uceymi Sadun Paşa, Osmanlı Devleti’ne olan bağlılığı ve Mustafa Kemal Atatürk ile kurduğu stratejik dostlukla modern Türk tarih yazımında müstesna bir yere sahiptir. I. Dünya Savaşı sırasında Irak Cephesi, İngi
Günümüz metropollerinde market rafları arasındaki fiyat değişimlerini takip etmek modern insanın en büyük meşgalelerinden biri haline gelmişken, tarih sayfaları bu mücadelenin aslında yüzyıllar öncesine dayanan derin kökleri olduğunu fısıldar. Osmanlı İmparatorluğu’nda "pahalılık" sadece ekonomik bir veri değil, toplumsal huzurun ve adaletin teminatı olan devletin en büyük sınavıydı. Halkın temel ihtiyaç maddelerine ulaşamaması, payitahtta huzursuzluk ve isyan belirtisi demek
İnsanlık tarihi, sadece somut savaşların veya keşiflerin değil, aynı zamanda kolektif bilincimizin ürettiği devasa bir hayal gücü mirasının toplamıdır. Binlerce yıl boyunca, açıklayamadığımız doğa olaylarını, içimizdeki sönmeyen adalet arzusunu ve ölümün gizemini destanlarla anlamlandırmaya çalıştık. Kimi zaman Kafkas Dağları’nda zincire vurulan bir Titan’ın çığlığında özgürlüğü, kimi zaman bozkırın ortasında yol gösteren göksel bir kurdun izinde bağımsızlığı aradık. Mitoloji
1547 yılında kurulan Rus Çarlığı, yüzyıllar boyunca sürdürdüğü yayılmacı politika sayesinde Avrupa’nın önde gelen güçlerinden biri hâline gelmiş ve sınırlarını önemli ölçüde genişletmiştir. Baltık Denizi’nden Pasifik Okyanusu’na kadar uzanan sınırlarıyla, Avrupa ve Asya’nın büyük bir bölümünü kapsayan geniş bir kara hâkimiyeti tesis edilmiştir. Yüzölçümü bakımından dünyanın en büyük siyasal oluşumları arasında yer alan bu devlet, uzun süre askerî gücüyle de dikkat çekmiştir.
Yorumlar