Bizans’ın Ermenilere yaklaşımı nasıldı?
- Editör

- 29 Haz 2021
- 2 dakikada okunur
Güncelleme tarihi: 6 gün önce
Bizans’ta İzavriyalılar gibi Ermeni hanedanlar ve Ermeni asıllı imparatorlar olmasına karşın, temelde yaklaşımları iyi değil. Bunun sebeplerinden birisi, Ermenistan’da 5. asırdan beri var olan kilise ve inanç ayrılığı (Bizans kilise çevreleri bu doktrine monofizit derler ki menfi bir tanımdır.), öte yandan, Ermeniler eski bir millet, dilleri ayrı ve Ermenice ibadet ediyorlar. Edebi kültüre de erken geçmiş bu millet, 5. asırda artık Hıristiyanlık içinde ayrı bir kültürü oluşturuyor.

Bizans’ın Ermenilere yaklaşımını belirleyen en temel unsur dindir. 451 yılındaki Kalkedon (Kadıköy) Konsili’nde alınan kararları Ermeni Kilisesi’nin reddetmesi, iki toplum arasında derin bir uçurum açmıştır. Bizans, Ortodoksluğu imparatorluğun birleştirici gücü olarak görüyor ve Ermenileri "monofizit" (İsa'nın tek bir tabiatı olduğuna inanan) kabul ederek heretik (sapkın) sayıyordu. Bu durum, Bizans imparatorlarının Ermeni halkını ve din adamlarını zorla Ortodoksluğa geçirme çabalarına ve bu baskılara direnen Ermeni topluluklarının sürgün edilmesine yol açmıştır.
Jeopolitik açıdan Ermenistan, Bizans için Doğu’dan gelen Sasaniler ve daha sonra Araplara karşı hayati bir "tampon bölge"ydi. Bizans, bu stratejik bölgeyi kontrol altında tutmak için sık sık Ermeni asilzadelerini ve halkını imparatorluğun iç kısımlarına, özellikle de Kapadokya, Kilikya ve Trakya bölgelerine zorunlu göçle yerleştirmiştir. Bu iskan politikası, hem Ermenilerin askeri gücünden yararlanmayı hem de sınır bölgelerindeki ayrılıkçı hareketleri zayıflatmayı amaçlıyordu. Bugün Anadolu'nun içlerindeki Ermeni kültürel mirasının bir kısmı, Bizans’ın bu stratejik yer değiştirme politikalarının sonucudur.
Baskılara ve sürgünlere rağmen, Ermeniler Bizans askeri ve idari yapısının vazgeçilmez bir parçası olmuştur. İmparatorluğun en parlak dönemlerinden biri olan "Makedon Hanedanı" döneminde, aralarında I. Basileios gibi isimlerin de bulunduğu pek çok imparator ve yüksek rütbeli general Ermeni kökenliydi. Bizans ordusunun en seçkin birlikleri genellikle Ermeni askerlerinden oluşuyordu. Yani Bizans, Ermeni kimliğini dini olarak reddederken, onların askeri yeteneklerini imparatorluğu ayakta tutmak için sonuna kadar kullanmıştır.
Bizans’ın Ermenilere yönelik en kritik hatası, 11. yüzyılın ortalarında Ermeni beyliklerini tamamen ortadan kaldırıp doğrudan merkeze bağlaması olmuştur. Bu durum, bölgedeki yerel savunma mekanizmalarını çökertmiş ve Ermeni halkının Bizans’a olan bağlılığını tamamen koparmıştır. Malazgirt Savaşı (1071) öncesinde Bizans’ın uyguladığı bu sert asimilasyon ve vergi politikaları, Türklerin Anadolu’daki ilerleyişini kolaylaştıran bir sosyal zemin hazırlamıştır.












.png)
Yorumlar